Kamu yapım işleri ihalelerinde ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesinde kullanılan fiyat dışı unsur (FDU) puanlama modelleri, ihale hukukunda uzun süredir en çok tartışılan konuların başında geliyordu. Özellikle Kamu İhale Genel Tebliği ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde yer alan; teklif fiyatı puanlamasında “sınır değerin üzerindeki ilk geçerli teklif sahibine 70 tam puan verilmesi” ve sınır değerin altındaki tekliflerin puanının bu referans değere göre düşürülmesi uygulaması köklü bir yargı denetiminden geçti.
Danıştay 13. Dairesi, tüm üyelerinin katılımıyla oy birliğiyle aldığı 2026/212 sayılı emsal kararı ile tarihi bir içtihat değişikliğine gitti. Danıştay; idarelere sınır değerin üstündeki pahalı teklifi kayıracak şekilde puanlama yapma yetkisi veren ikincil mevzuat düzenlemelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 40. maddesine, ihale mantığına ve kamu yararına açıkça aykırı olduğuna hükmetti.
Kamu ihale sistemini temelden etkileyen bu içtihat değişikliğinin ayrıntıları, gerekçeleri ve sektöre yansımaları aşağıda detaylandırılmıştır.
Danıştay’ın İçtihat Değişikliği Öncesi ve Sonrası Yaklaşımı
Daha önceki kararlarında Danıştay, teklif fiyatı puanlamasında tam puanın sınır değerin üzerindeki ilk geçerli teklife verilmesini idarelerin takdir yetkisi kapsamında değerlendiriyor ve mevzuata uygun buluyordu.
Ancak Danıştay 13. Dairesi içtihadını baştan sona değiştirerek şu temel tespitleri yaptı:
- Kanunun 40. Maddesindeki “Fiyat Esası” İlkesi: 4734 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca ihale, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır. Kanunda idarelere veya Kamu İhale Kurumu’na (KİK), aşırı düşük teklif açıklamasını başarıyla tamamlamış ve işi yapmaya ehil olan isteklinin daha ucuz teklifi yerine; sırf sınır değerin üzerinde yer aldığı için daha yüksek fiyatlı bir teklifi tercih etme takdir yetkisi verilmemiştir.
- 2886 Sayılı Kanun Dönemindeki Hatalı Uygulamaya Dönüş: Danıştay, sınır değerin üzerindeki ilk teklifi ödüllendiren bu puanlama sisteminin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu döneminde uygulanan ancak suiistimallere yol açtığı için 4734 sayılı Kanun ile terk edilen “ortalama fiyat / uygun bedel” yöntemine fiilen geri dönüş anlamına geldiğini vurguladı. Bu model, isteklilerin fiyatlama davranışlarını bozarak tekliflerin suni şekilde yükselmesine sebep olmaktadır.
- Aşırı Düşük Teklif Müessesesinin Anlamsızlaşması: 4734 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca sınır değerin altında kalan istekliler sorgulanmakta ve maliyetini tevsik edenlerin teklifleri geçerli sayılmaktadır. Bir isteklinin aşırı düşük açıklamasını mevzuata uygun yapmasına rağmen, formül gereği sınır değer üstündeki pahalı teklif karşısında puan kaybederek ihaleyi alamaması ağır bir mantık çelişkisi doğurmaktadır.
- Yönetmelik ve Tebliğdeki İbarelerin Kanuna Aykırılığı: Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 61. maddesinde ve Tebliğ’in 53.3.5 maddesinde yer alan “sınır değer ya da bu değerin üzerindeki ilk geçerli teklif tutarı referans değer alınır” ibarelerinin 4734 sayılı Kanun’un hem lafzına hem de kamu kaynaklarının verimli kullanılması amacına aykırı olduğu açıkça saptandı.

Hangi Fiyat Dışı Unsurlar Hukuken Geçerli Kabul Edildi?
Kararda, teklif fiyatı puanlamasındaki sınır değer çarpıklığı hukuka aykırı bulunurken; idarelerin şartnamelere koyduğu diğer teknik ve mali fiyat dışı unsurların mevzuata tam uyumlu olduğu onandı:
- Mali Rasyolar ve Ciro: Yapım işleri cirosunun toplam ciroya oranı, öz kaynak rasyosu ve kısa vadeli banka borcu oranlarının puanlanması,
- Faaliyet Süresi: İsteklinin sektördeki faaliyet süresini gösteren genel deneyim puanlaması,
- Yasaklılık ve Fesih Durumu: Son 5 yıl içinde kamu ihalelerinden yasaklanmamış olmak ve sözleşmelerinin kusurlu feshedilmemiş / devredilmemiş olması kriterleri,
- Benzer İş Deneyimi: İşin niteliğine uygun olarak (örneğin şehir hastanesi yapımında hastane yapmış olmak) benzer iş deneyimine ilave kalite/teknik puan verilmesi hukuka uygun bulundu.
Somut Olayda Dava Neden Reddedildi?
Davacı istekli, büyük ölçekli bir şehir hastanesi yapım ihalesinde söz konusu fiyat dışı unsur formülünün iptalini talep etmişti.
Danıştay, formülün dayanağı olan Yönetmelik ve Tebliğ maddelerini Kanun’a aykırı bulmasına rağmen somut olayda şu gerekçelerle davanın reddini onadı:
- Davacı şirketin doğrudan Yönetmelik ve Tebliğ hükümlerinin iptali için dava açmamış olması (yalnızca münferit ihale dokümanını dava konusu etmesi),
- İhalede sınır değerin altında hiçbir geçerli teklifin bulunmaması ve ihalenin zaten en düşük teklifi veren istekli üzerinde kalması sebebiyle söz konusu formülün ihale sonucuna fiilen olumsuz bir etkisinin doğmaması,
- Davacı şirketin ihaleye bizzat teklif sunmamış olması.

Bu karar; doküman iptali davalarında ikincil mevzuatın norm denetiminin de talep edilmesinin önemini gösterirken, KİK ve idarelerin fiyat dışı unsur puanlama formüllerini 4734 sayılı Kanun’un en düşük fiyat ve kamu yararı ilkelerine uygun olarak revize etmesi gerektiğini kesinleştiren tarihi bir içtihattır.
karar künyesi:
| Danıştay 13. Daire | 2025/2539 E. | 2026/212 K. | Tarih: 21.01.2026 |
